Dokunulmazlık Yasama organı üyelerileri olan Milletvekillerinin Meclis kararı olmadan tutuklanmama,göz altına alınmama,hakkında cezai soruşturma (Bununda bazı istisnai durumları mevcuttur.)açılmaması demektir.Ülkeler arasında dokunulmazlık konusunda büyük farklılıklar bulunmaktadır.Dokunulmazlığın hiç olmadığı ülkeler olduğu gibi ,cezai ve hukuki şeklinde ayrıldığı ve uygulandığı ülkeler de bulunmaktadır.
Dokunulmazlıkla ne yapılmak istenmiştir? konusuna gelince .Yasama organı yani Meclis üyesi Milletvekillerinin düşünce ve fikirlerini serbestce açıklamalarının,konuşma özgürlüklerinin güvence altına alınması ile ilgili getirilen bir anayasal müessesenin uygulanmasının sağlanmasıdır. Milletvekillerinin iktidar tarafından baskıyla keyfi ve zamansız kovuşturma,gözaltı,tutuklama yapılmasını önleyip ,rahatca yasama faaliyetlerinde bulunulmasının sağlamaya yöneliktir.Bu uygulama ve Milletvekilleri için mevcut Anayasaya göre istisnai bir Anayasal hakdır..Türkiyede yıllarca dokunulmazlık konusu tartışma konusu yapılmış olup ,henüz bu konuda mutabakat sağlanmış değildir.Öyleki muhalefetde iken başka söyleyip ,iktidara gelince,konuyu unutturma,savsaklama ya da öncekinden başka düşünce ve uygulamalar yapılması olağan olmaktadır.Kanımca Türkiyedeki dokunulmazlık konusuda yanlış uygulamalar da söz konusudur.Milletvekilleri için istisnai olan bu hak çok abartılmakta, sulandırılmakta vergi kaçakcılığı,seçim kanununa muhalefet, ihracatda vergi iade yolsuzluğu,ihaleye fesat karıştırma, devlet aleyhine işlenen bir çok suçun dosyaları yıllarca Mecliste bekletilmekte, adaletin uygulanması geciktirilmekte, Dünyanın hiç bir demokratik ülkesinde bizim ülkemizdeki gibi bir uygulama ise maalesef görülmemektedir.Ülkemizde hele birde iktidar partisi Milletvekili yada Bakanı olursan artık dokunmak mümkü müdür ? Öyle ki Milletvekili istese bile dokunulmazlık kaldırılmıyor,hatta istifa etse bile Meclisin onayından sonra yürülük kazanıyor.Böyle garip uygulama hangi demokratik ülkede var ?Yakın Tarihte gördük ABD Başkanı ve bakanları bile görevleri başında iken komisyonlara ifade vermiştir.İtalya Başbakanı yine ifade vermiş,yargılanmıştır.İsrailde ise Başbakan ve Cumhurbaşkanı hakkında görevleri sırasında iken haklarında soruşturma açılmış, ilginçtir her ikisi polise bile ifade vermek durumunda kalmışlardır. Halen İsrailin gündeminde yine benzer bir konu bulunmakdadır yine. Türkiyede benzer bir uygulama ise hayal bile edilemez.
Sonuç olarak Türkiyede dokunulmazlık olmalımıdır? Kanımca olmalı ama iyice sınırlandırılmalıdır.Sadece Düşünce ve fikir açıklama özgürlüğü ile çok küçük suçlar ve kabahatlerle ilgili dokunulmazlık zırhı olmalı bunun dışında gerek önceden gerekse görevi sırasında işlediği suçlarla ilgili Milletvekillerinin dokunulmazlıkları olmamalıdır.Ülkemizde Milletvekilleri lehine bu konudan başka öyle ayırımcı işlemler yapılmaktadır ki diğer ülke milletvekilleri duysalar küçük dillerini yutarlar. Meclise Milletvekili ve çalışanları yakınlarının girmesi bir hak haline getirilmekte, bırakın yeni Milletvekillerini eski Milletvekilleri bile Saglık ve sosyal güvenlik yasasında ayırımcı muameleye tabi tutulmakta , nedense milletin tamamına layık görülen muamele onlara layık görülmemektedir.
Bahattin GÜLSÜN
|
arkadaslar ben tıbbı sekreter meznuyu...
....
SML EBELİK MEZUNUYUM - 2005 EBELİK ME...
sevgili doktorumuz ''REYHAN NESLİHANO...
Rabbim Sabırlar Versin - İnançların b...
bengi-iş başvurusu - slm ben 35 yaşın...
bakanlık kadroları - Bu kadroları tam...
yha qzL ama msn pLus soRunu var buna ...