Hayatımız Bir İmtihan, Bir Yarış
Son Güncelleme: Cumartesi, 21 Ağustos 2010 Editör tarafından yazıldı. Cumartesi, 27 Haziran 2009
Sınıfların ve okul koridorlarının, tebeşir kokulu havasını teneffüs ederek
açarız gözlerimizi tahsil hayatımıza. Hele birde benim gibi yalnız bir fidan iseniz ailenizle; bir yanınızda anneniz diğer tarafınızda babanızın mihmandarlıklarında çıkarsınız mektep merdivenlerini. Sınıfınıza ilk girdiğiniz hatta sıranıza ilk oturduğunuz anı ufaktan bir hatırlamaya çalışın bakalım. Her yer yabancı gibi gelmiştir. Yanı başınızda oturan arkadaşınızla dahi öğretmeniniz sizi tanıştırmış, aile çatısı altında olmanın lezzet ve güvenliğini tattırmıştır. Daha okumaya başladığımız ilk andan itibaren, zevkli bir yarışın ortasında bulmuşuzdur kendimizi. “İlk önce kim okuma-yazmayı öğrendi bakalım?” Yâda “-Okumayı sökebildin mi?” soruları bizi bir yarışın içinde olduğumuzu hatırlatmaya yetecektir. Ancak o yıllarda neyin ne olduğunun bile farkında olmadığımızdan bu tip sorular bizlere normal bir soru gibi geliyordu. Ne zaman ilerleyen sınıflara geldik, yazılı ve sözlü imtihanlarla karşılaştık işte o zaman tatlı, bir o kadarda çetin ve zorlu bir yarışın içinde olduğumuzun farkına vardık… İlköğretim tahsili bu yörüngede devam etti. Yarışı daha bu ilk safhada kaybedip, çeşitli nedenlerle tahsil hayatını sonlandıran arkadaşlardan arta kalanlar; daha bir azim ve gayretle başladılar tahsillerinin imtihan dolu yollarına… Dersler, etütler, sınavlar, dershane, gökyüzü ve lale… Daha aklınıza gelen onlarca dersle alakalı ne varsa hepsi geldi üzerimize. Bir de ergenlik kapımızı çaldı. Davranışlarımız değişti, değer yargılarımız hayatı ölçer oldu. Ama değişmeyen tek şey vardı. O da imtihan ve sınavla olan mükemmel birlikteliğimiz…
“-Yavrum dersin yok mu senin? Bak arkadaşların fakülteyi kazanıp okuyacaklar. Ama senin umurunda bile değil!” nidaları bizi, veliefendi’de soluk soluğa giden küheylanları hatırlattı bir an. Bin bir zorluk ve güçlüklerle kazandık üniversite kapısını. Kader ve talihi bizimle olmayan, aynı yolda yürüyemediğimiz nice arkadaşlarımız oldu. Hazal yapraklarıyla dökülüp, tükenen… Hayatın değişik versiyonlarında bulunan sınavların kollarına attılar kendilerini. Tahsil hayatlarından vazgeçtiler. Onlar, biz kadar şanslı değillerdi hoyrat hayatın elinde. Çünkü yarış ve imtihanları hayatın ta kendisiydi. Belki çocukları sorduğunda mezun olduğun okul neresi diye, hiç çekinmeden:”-HAYATÜNİVERSİTESİ…”diyivereceklerdi. Biz yılmadan devam ettik testsel sorularla dolu yolumuza.
Değişik çevre, değişik insan gurupların ve fikirlerin yoğrulduğu, acımasız ve yorumsuz birlikteliklerin yargısızca yaşandığı, güzelliklerin ve dostlukların özümsendiği bir ortamı yudumladık yıllarca. Tam bitti artık bu yarış ve imtihan diye sevinmeye başladığımız bir anda başladı hayat yarışı.
Burada da bir imtihan. Evlenmekle en büyük imtihanın soru yağmurlarıyla baş başa kaldık. Ev, iş, çoluk çocuk derken yaş otuz beşin üzerinde seyretmeye başladı.
Evet, bizler yolu yarılamışken, bizim çocuklarımız da henüz yolun başındalar. Okul hayatları boyunca, bitmez tükenmez sınavlar onları da bekliyor. Bizler için o yıllar, daha dünmüş gibi gelse de, bir bakmışız ki yolun yarısı oluvermiş. Ne çabuk geçmiş yıllar. Saçlarımıza düşen yıldızlarda olmasa farkında değiliz geçip giden yılların.
Şimdi çocuklarımızla tekrar yaşıyoruz bitmek tükenmek bilmeyen sınavları. Onlarında yarış atı gibi bir sınavdan ötekine koşuşturmalarını izliyoruz. Öte yandan, orta yaşa gelmiş olmak sınavların bittiği anlamına da gelmiyor.
İnsanoğlu son nefesine kadar nice imtihanlar geçirir, ne badireler atlatır.
Yani, hiçbir şeyin sonu yok, imtihanında sonu yok. Ölmedikçe…
Hayatın sizi sıkmadığı; sınavların kolay; başarılarınızın bol olduğu zaman dilimleri geçirmeniz dilek ve temennilerimle. Sağlıcakla kalın efendim.
Yüzünüz Hep Gülsün…
MURAT TEKİNALP
ANA MENÜ
KATEGORİLER
Köşe yazıları
Hayatımız Bir İmtihan, Bir Yarış
Abur, Cubur Yok
Bu dünya hayatı; defalarca yaşanacak ve çeşitli senaryoların tekrar tekrar senarize edildiği bir mekân değil.
Yıl 2023 nasıl bir Türkiye
Nelerimiz bozulmuş
Vergi de adaletsizlik ve kayıtdışılık
Bir ülkenin kalkınabilmesi için Verginin toplanması,toplanan vergide de adaletin sağlanması mutlak gereklidir.
Güncel mevzuat
Mahkeme kararları
Görevde kaybettiklerimiz
İLANLAR (ÜCRETSİZDİR)
| ACİL - SAĞLIK MEMURU - ATT ARANMAKTADIR İŞ İLANLARI (06.09.2010) | |
| 2007 HONDA CİVİC SATILIK OTOMOBİL (01.09.2010) | |
| GAZİANTEP TE İŞ ARIYORUM İŞ İLANLARI (25.08.2010) | |
| Şirketimizin Maden İşletmelerinde görevlendirmek üzere Sağlık Memuru Alınacaktır İŞ İLANLARI (24.08.2010) | |
| HEMŞİRE VEYA SAĞLIK MEMURU ARANMAKTADIR İŞ İLANLARI (19.08.2010) |

Yasa’nın malpraktis ve sigorta primleri konusunda getirdiği düzenlemeler şöyle: MADDE 8- 1219 sayılı Kanun’a aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
Sağlık Bakanlığı, 2007 yılı Temmuz ayından itibaren hakkında disiplin soruşturması açılan ve ceza alan personelden performansa dayalı ek ödeme kesintisi yapacak. Buna karşın kesintinin yapıldığı aylarda
Türk Sağlık -Sen, 112 Acil Servis personelinin şikayetlerini dikkate alarak, çalışanlara yiyecek yardımı yapılmadığı gerekçesiyle İl Sağlık Müdürlüğü hakkında dava açtı.
Türk Sağlık-Sen'in başvurusu üzerine YÖK sağlık meslek liselerinin laboratuar ile ilgili bir alanından mezun olan laboratuar çalışanları için laboratuar ön lisans programını mesleki bir üst öğrenim saydı.
SES'den Görevde yükselme sınavının yürütmesinin durdurulması hakkında yeni bir açıklama geldi. Sağlık Bakanlığı personeli Görevde Yükselme Sınavı duyurusu üzerine sendikamızın açmış olduğu
Aile hekimliği uygulamasına geçen illerde ek ödeme verileri en geç 02/09/2010 tarihi mesai saati bitimine kadar gönderildiği takdirde anılan illerin ek ödemeleri Bayram Tatili öncesinde hesaplarına aktarılacaktır.
2010 yılı görüşmelerinde mali konularda yapılan anlaşmaya ek olarak, yetkili sendikalat tarafından gündeme getirilen bazı konularda da çalışma yapılması kararlaştırıldı.




Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.