Nereye gidiyoruz
Editör tarafından yazıldı. Cumartesi, 27 Haziran 2009
İnancımıza göre İnsanoğlu Dünyaya gelir, iyi veya kötü Dünyada bir sınavdan geçer,hayatı sona erer, ama sınav sonucunu bu Dünyada öğrenemez.
       Günümüzde Hayat sınavına tabi olan biz büyükler küçücük çocuklarımızı öyle bir yarışmanın içine sokuyoruz ki, bu yarışmayı bazen 3-4 yaşlarında Kreşlerde,hatta bazen ondan da önce başlatıyoruz.Çocuklarımız kişiliklerini kazanmadan 17-18 yıl sürecek öğrenim Maratonunu başlatıyor, bununla birlikte çocuklarımıza çekemeyecekleri bu çok ağır yükler yanında stres dolu bir hayatı da başlatmış oluyoruz.Kreşlerden Ana okuluna,oradan ilk öğretime,Orta öğretim derken Yüksek öğrenim,İş hayatı,kariyer kısaca bitmek bilmeyen testler,sınavlar ,yarışmalar. Günümüzde bu şekilde büyüyen nesillerin sağlıklı bir beyine,düşünce yapısına sahip olması gerçekten mucize değilmi ?
        Yarışma ve sınavlarla geçen çocuklarımız nelerden mahrum kalıyorlar biliyormusunuz ? Onlar oyunlardan mahrum kalıyorlar,kişilik kazanamıyorlar, hayatta onlara hiç lazım olmayacak luzumsuz bilgilerle dolu olarak yetişiyor, uygulamadan uzak sanal bir yaşantıya sahip oluyorlar. ilerde hayata atıldıklarında da basit bir sorunlarla karşılaştıklarında ise bocalayıp,çözme şansını bulamıyorlar, ya da da çözmek için gereğinden fazla enerji harcamak zorunda kalıyorlar.
       Peki ne yapmalıyız çocuklarımız,canlarımız için.Küçük yaşta onlara gerekli eğitimleri almalarını sağlamalıyız ,ama onları her zaman yarışa hazır olma durumundan , stres ortamından kurtarmalıyız.Hayatlarına ev ve okulun yanında eskiden olduğu gibi yine akraba,arkadaş ve mahalle,yakın çevre ile ilişkileri katmalıyız.Bir kere dersaneler konusunu bitirip, eğitimde verilmesi gerekli olan bilgileri okuldan almalarını sağlamalıyız.Sporu teşvik etmeli,sporda derece almanın yanında katılımın da, hatta seyretmeinde de en az dereceya girmek kadar önemli bir faaliyet olduğunun bilincine varılmasını sağlamalıyız.Onlara Tabiatı,bitkileri,canlıları da bizzat görerek, yaşayarak ,öğretmeli Dünyamız için biz insanlar kadar o canlıların da yaşama hakları olduğu bilincine varmalarını temin etmeliyiz.Sanal değil gerçekle yetişmiş,sorunları bilen,onlarla karşılaşınca üstesinden gelen , iyi ile kötüyü,doğru ile yanlışı ilk görüşte ayırdedebilen hayvansever,çevreye duyarlı,iyiliksever bir nesil ve gençlik yetişmesini temin etmeliyiz ki önce kendi insanına sonra ise Dünya insalığına yararlı bir toplum olmamız gerçekleşsin ve her insanın mutlak karşılaşacağı asıl sınav dan da geçmesi mümkün hale gelsin.
Bahattin GÜLSÜN
       Günümüzde Hayat sınavına tabi olan biz büyükler küçücük çocuklarımızı öyle bir yarışmanın içine sokuyoruz ki, bu yarışmayı bazen 3-4 yaşlarında Kreşlerde,hatta bazen ondan da önce başlatıyoruz.Çocuklarımız kişiliklerini kazanmadan 17-18 yıl sürecek öğrenim Maratonunu başlatıyor, bununla birlikte çocuklarımıza çekemeyecekleri bu çok ağır yükler yanında stres dolu bir hayatı da başlatmış oluyoruz.Kreşlerden Ana okuluna,oradan ilk öğretime,Orta öğretim derken Yüksek öğrenim,İş hayatı,kariyer kısaca bitmek bilmeyen testler,sınavlar ,yarışmalar. Günümüzde bu şekilde büyüyen nesillerin sağlıklı bir beyine,düşünce yapısına sahip olması gerçekten mucize değilmi ?
        Yarışma ve sınavlarla geçen çocuklarımız nelerden mahrum kalıyorlar biliyormusunuz ? Onlar oyunlardan mahrum kalıyorlar,kişilik kazanamıyorlar, hayatta onlara hiç lazım olmayacak luzumsuz bilgilerle dolu olarak yetişiyor, uygulamadan uzak sanal bir yaşantıya sahip oluyorlar. ilerde hayata atıldıklarında da basit bir sorunlarla karşılaştıklarında ise bocalayıp,çözme şansını bulamıyorlar, ya da da çözmek için gereğinden fazla enerji harcamak zorunda kalıyorlar.
       Peki ne yapmalıyız çocuklarımız,canlarımız için.Küçük yaşta onlara gerekli eğitimleri almalarını sağlamalıyız ,ama onları her zaman yarışa hazır olma durumundan , stres ortamından kurtarmalıyız.Hayatlarına ev ve okulun yanında eskiden olduğu gibi yine akraba,arkadaş ve mahalle,yakın çevre ile ilişkileri katmalıyız.Bir kere dersaneler konusunu bitirip, eğitimde verilmesi gerekli olan bilgileri okuldan almalarını sağlamalıyız.Sporu teşvik etmeli,sporda derece almanın yanında katılımın da, hatta seyretmeinde de en az dereceya girmek kadar önemli bir faaliyet olduğunun bilincine varılmasını sağlamalıyız.Onlara Tabiatı,bitkileri,canlıları da bizzat görerek, yaşayarak ,öğretmeli Dünyamız için biz insanlar kadar o canlıların da yaşama hakları olduğu bilincine varmalarını temin etmeliyiz.Sanal değil gerçekle yetişmiş,sorunları bilen,onlarla karşılaşınca üstesinden gelen , iyi ile kötüyü,doğru ile yanlışı ilk görüşte ayırdedebilen hayvansever,çevreye duyarlı,iyiliksever bir nesil ve gençlik yetişmesini temin etmeliyiz ki önce kendi insanına sonra ise Dünya insalığına yararlı bir toplum olmamız gerçekleşsin ve her insanın mutlak karşılaşacağı asıl sınav dan da geçmesi mümkün hale gelsin.
Bahattin GÜLSÜN
ANA MENÜ
KATEGORİLER
Köşe yazıları
Hayatımız Bir İmtihan, Bir Yarış
     Sınıfların ve okul koridorlarının, tebeşir kokulu havasını teneffüs ederek
Abur, Cubur Yok
Bu dünya hayatı; defalarca yaşanacak ve çeşitli senaryoların tekrar tekrar senarize edildiği bir mekân değil.
Yıl 2023 nasıl bir Türkiye
      2023 Yılına biz orta yaşlılara göre pek bir zaman kalmadı.Ama genç nesile,
Nelerimiz bozulmuÅŸ
Vergi de adaletsizlik ve kayıtdışılık
Bir ülkenin kalkınabilmesi için Verginin toplanması,toplanan vergide de adaletin sağlanması mutlak gereklidir.
Güncel mevzuat
Mahkeme kararları
Görevde kaybettiklerimiz
İLANLAR (ÜCRETSİZDİR)
| 2007 HONDA CİVİC SATILIK OTOMOBİL (01.09.2010) | |
| GAZİANTEP TE İŞ ARIYORUM İŞ İLANLARI (25.08.2010) | |
| Şirketimizin Maden İşletmelerinde görevlendirmek üzere Sağlık Memuru Alınacaktır İŞ İLANLARI (24.08.2010) | |
| HEMŞİRE VEYA SAĞLIK MEMURU ARANMAKTADIR İŞ İLANLARI (19.08.2010) | |
| HEMŞİRE-SAĞLIK MEMURU İŞ İLANLARI (07.08.2010) |

Şanlıurfa sarayönü caddesinde iki grup arasında çıkan bir kavga sonucu yaralılar için çağırılan 112 acil servisi gruplar paylaşamayınca 112 personeli darp edildi. 112 Acil personeli Halil Polat ve Hacı Çakmak yaralandı.
Türk Tabipleri Birliği, çalışma sürelerini artıran mesai genelgesinin iptali için dava açtı. Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü, 03 Ağustos 2010 günü yayımladığı genelge ile hastanelerde
Uzmanlık alanı toplumda araştırmalara dayanarak sağlık sorunlarının belirleme, belirlenen sorunlara çözümler arama ve çözümleri bir sağlık ekibi ile eldeki kaynaklarla eşgüdüm içinde yönetebilme olan
2010 yılı toplu görüşmeleri sonucunda malum konfederasyonla iktidarın anlaşmasında sağlık çalışanları mağdur edilmişlerdir. Ek ödeme almayan memurlara yapılan 80 TL zamdan
Karayolları trafik yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair yönetmelik yayınlandı. Buna göre bölünmüş yollarda artık hız sınırı 110 km olarak belirlendi.Ynetmelik sayfanın devamında
Aylıklarını personel kanunlarına göre almakta olanlara, 15/09/2010 tarihinde ödenmesi gereken tüm hakedişler, 657 sayılı Kanunun ek 24 üncü maddesine göre,
Çoğu sağlık çalışanı 250 bin sözleşmeli personel ilk defa 130 liralık aile yardımı ile 1.000 ila 2.500 liralık görev yolluğu alacak. Sözleşmeli personelin maaşı net 250 ila 300 lira artıyor.
Toplu görüşmeler sonrasında açıklama yapan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, "Toplu görüşme sürecinden önce, kapalı kapılar ardında zam pazarlığının yapılıp



